Makam, yalnızca belirli seslerin sıralanışı değildir; ezginin hangi bölgeden başlayacağını ve nerede karar kılacağını da belirler. Bu ilerleyiş seyir olarak adlandırılır ve aynı sesleri kullanan iki makam farklı seyirlerle birbirinden ayrılır. Karar sesi, ezginin dinlenmeye geldiği noktadır ve kulak bu sesi duyduğunda cümlenin tamamlandığını anlar. Güçlü ses ise cümle içinde vurgulanan ve seyri yönlendiren sestir; ezgi çoğunlukla bu sesin çevresinde dolaşır.
Makam öğrenmenin yolu diziyi ezberlemek değil, karakteristik cümleleri dinleyip çalmaktır. Dinleme çalışmanın ilk adımıdır.
Derslerde önce bu cümleler çalışılır; cümleler birleştikçe dizinin bütünü kendiliğinden ortaya çıkar. Kanunun mandal düzeni, makamın gerektirdiği ara sesleri doğru aralıklarla karşılamaya elverişlidir. Bu nedenle kanun, makam öğrenimi için elverişli bir çalgı sayılır ve kuram dersleriyle iyi bütünleşir.
Bir makamı çalabilen öğrenci, aynı makamdaki yeni bir eseri belirgin biçimde daha hızlı kavrar. Bu hız kuram bilgisiyle birlikte artar.
Makam bilgisi taksim için de temel oluşturur, çünkü seyri bilmeyen icracı kendi cümlesini kuramaz. Derslerimizde makam, dinleme ve icra birlikte yürütülerek öğretilir.