Taksim, belirli bir usule bağlı kalmadan yapılan doğaçlama icradır ve Türk müziğinin merkezî biçimlerinden biridir. Serbestlik burada keyfîlik anlamına gelmez; taksimin kendi iç düzeni ve beklenen akışı vardır. İcracı makamın seyrini izler, karar sesinden uzaklaşır ve sonunda yeniden karara döner.
Bu gidiş dönüş, dinleyicide bir yolculuk duygusu yaratır ve taksimin anlatım gücünü oluşturur. Bu duygu icranın temel amacıdır.
Cümleler nefes uzunluğuna benzer bir düzende kurulur ve cümle sonlarında duraklar bırakılır. Duraklar, dinleyicinin duyduğunu sindirmesini sağlar ve kesintisiz icra yorucu duyulur. Kanun, ses alanının genişliği ve mandal düzeni sayesinde taksim için elverişli bir çalgıdır.
Taksim çalışması dağar ve makam bilgisi oturduktan sonra başlar; erken başlanan doğaçlama dağınık kalır. Hazırlık aşaması atlanmaz.
İlk çalışmalar tek bir makamda ve kısa cümlelerle yapılır; geçki denemeleri sonraya bırakılır.
İlerledikçe taksim, öğrencinin kendi söyleyişini en açık gösterdiği alan hâline gelir. Kişisel söyleyiş burada belirginleşir.
Derslerimizde taksim, makam bilgisi sağlamlaştıktan sonra ayrı bir çalışma alanı olarak ele alınır.